çanakkale
24 Kasım 2017 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Betül Karakuş > AÇIN KAPIYI; EVDE ÇOCUK VAR!
Betül Karakuş

AÇIN KAPIYI; EVDE ÇOCUK VAR!

14.06.2017 11:05:26 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Betül Karakuş

Merhaba Sevgili Çocuk;

Sana bir soru sormak istiyorum bugün; ''sen neden evdesin böylesine güzel bir havada? Ne yapıyorsun evde?''

Evet. Çocuk evde. Dışarı çıkmıyor. Çıkamıyor. Bundan büyük ölçüde muzdarip zavallı yavrucak. Genellikle ailesini izin vermeyişinden kaynaklıdır bu durum; annenin çevreye olan güven problemi, babanın kuralları, düştü mü kalktı mı dizleri kanadı mı endişeleri ve daha sayamayacağım niceleri? Kapı kapanıp da çocuk içeride kaldı mı herkes rahat (!), her şey normal(!). Düşmeyecek, dizleri kanamayacak, parmaklarının arasına toprak dolmayacak, sokağı öğrenmeyecek, hastalanmayacak, üstü başı kirlenmeyecek, bisikletten düşmeyecek? Evet, çok doğru bunların hiçbiri bir çocuğun başına gelmeyebilir sokağa çıkmadığı takdirde. Tehlikelidir çünkü sokak, içeri kapatınca onu tehlikelerden koruduk demi (!). Çocuk evde, kafamız rahat(!)

Siz öyle sanın...

Bir çocuk topun peşinde koşmadığı vakit, mücadele etmeyi öğrenemeyecektir. Oyunda haksızlığa uğramamış bir çocuk günün birinde bir yerde haksızlığı uğradığında hakkını arayacak özgüveni kendinde bulamayacaktır; çünkü hakkını aramayı bilmiyor. Grup çalışması yapmayı bilmiyor olacak, saklambaç oynamadığı için yeni ve güvenli yerler keşfetmenin sevincini hiç yaşayamamış olacak. Ne bir mahalle maçı yapmış ne de kazanmış... Eve kapatılmış bir çocuk sokakta dünyayı kurtaran adam imajıyla yürüyemeyecek. 25 kuruşa bardak çekirdek alamadığı için paylaşmanın ve 25 kuruşun ne derece önemli olduğunu bilmeyecek. Koşu yarışı yaparken tam hedefe ulaştığı sırada terliği ayağından hiç çıkmamış olduğundan tam hedefe ulaşırken kaybetmenin ne demek olduğunu da bilmeyecek? Ve daha niceleri? Evet! Çocuk evde kafamız rahat(!) de mi?

Maddi getirisi de var tabi çocuğun evde kalmasının; teneke kutuya tekme atmayacağından ayakkabıları çabucak yırtılmayacak. Kar yağdığında eline aldığı poşetle kendini dışarı atmadığından pantolonları sağlam kalacak. Bisiklet çetesi oluşturmadığından iki günde bir bisikleti alıp annesi, babası tamircinin yolunu tutmayacak... E daha ne olsun; çocuk evde, kafamızda rahat, cebimizde(!)

Oysa bizim çocukluğumuzda büyükler dahi sokaklardaydı. Uzayıp giderdi sohbetler; gece yarılarına kadar? Kilolarla alınırdı çekirdekler, semaverlerde kaynatılırdı çayın suyu. Çocuğunun dışarıda oynamasından, üstünü başını kirletmesinden kimse şikâyet etmezdi. Bir top aldırana kadar kırk takla atardık, alındığında da havamızdan geçilmezdi. Şimdi son model telefonlarıyla, bilgisayarlarıyla hava atıyor çocuklar birbirine. 8-9 yaşında 10 parmak klavye kullanan, araştırma ödevini iki tuşla halleden, kitap karıştırmanın, kütüphaneye gitmenin ne demek olduğunu bilmeyen çocuklar var aramızda.

Sokağa çıkmasına izin vermediğimiz çocuğu televizyona, bilgisayara emanet ediyoruz. Hangi siteye giriyor, hangi oyunu oynuyor, ne tür programlara kapılıp saatlerce televizyon izliyor; bunları fark edemiyoruz. Neden? Çünkü çocuk evde, kafamız rahat(!) Bilgisayarı, telefonu, televizyonu çocuğa çocuk bakıcısı olarak tayin ediyoruz. Klavyenin tuşları arasından ekmek kırıntıları ve meyve suyu damlaları temizliyoruz.

Oturuyor çocuk. Oturdukça oturuyor. Her şey elinin altında. Evde bilgisayar var, televizyon var daha ne olsun. Bütün imkânlar sağlanmış. Obezite, diyabet, tansiyon, psikolojik hastalıklar çocuğu bekliyor. Ama olsun! Çocuk evde ve kafamız rahat, değil mi.

Sevgili ebeveynler;

Başlarken çocuğunuza bir sorum vardı, şimdi sizlerden bir ricam var; yaz geliyor, tatil geliyor, günde bir saat de olsa AÇIN KAPIYI, EVDE ÇOCUK VAR!

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.