15 Temmuz 2018 Pazar
Anasayfa > Yerel > ERZURUM MEZARLIKLARINDA HER AĞAÇ DİKİLMEZ

ERZURUM MEZARLIKLARINDA HER AĞAÇ DİKİLMEZ

15.05.2018 10:15 12 14 16 18 yazdır
Erzurum’da yıllardır bahçe işleriyle uğraşan Bahçıvan Barış Kızmaz, “Erzurum mezarlıklarında her ağacın ekilmemesi gerektiğini belirterek, “Ağaç tercihinin yanlış yapılması sonucu birçok ağaç kuruyor” dedi.
ERZURUM MEZARLIKLARINDA HER AĞAÇ DİKİLMEZ

Özel bir işletmede çalışan ve aynı zamanda yaklaşık 4 yıldır bahçıvanlık işini icra eden Bahçıvan Barış Kızmaz,Erzurum mezarlıklarına dikilen birçok ağacın bir yılını dolduramadan kuruduğunu aktardı. Kızmaz, “Bundan dolayı mezarlıklarımızda dolu kurumuş ağaç bulunmakta. Ağaç dediğimiz bir memleketin yapı taşıdır. Hem görselliği ile hem de doğaya ve insanların yaşamlarına kattığı destekleri ile çok önemli bir konumdadır. Fakat bilgi sahibi olmadan her ağacın Erzurum mezarlıklarına dikilmesi istenilen sonucu vermediği gibi fidan zayiatı da oluşturmakta” dedi.

ERZURUM MEZARLIKLARINDA HANGİ AĞAÇLAR TUTAR?

Erzurum’da mezarlıkların sıklıkla ziyaret edildiğini ve yeşil olmasına özen gösterildiğini dile getiren Kızmaz sözlerine şunlarla devam etti, “Özen gösterilmesi için ilk başta hangi ağacın toprağa uygun olarak dikilmesi gerektiğini bilmemiz lazım. İstediğimiz ağacı Erzurum’da ekip sonuç alamıyorsunuz. Çünkü İklim şartları, toprak özellikleri ve aynı zamanda dikilecek ağaç içinde bilgiler edinilip ağaç tercihinin yapılması lazım. Öyle ki bir ağaç türü vardır her gün sulamanız gerekir, başka bir ağaç türü ise senede bir defa su verseniz yeterli olmakta. Bundan dolayı ağaç hakkında bilgi edinmek ve araştırmak şart. Erzurum mezarlıklarına ağaç dikmek isteyenler, çakıllı alanlarda sarı Çam ağacını tercih etsinler. Çünkü bu ağaç türüne yağmur suyu yeterli olmakta. Ayrıca çakıllı alanda kara dut ağacı da dikilebilir. Toprağı bol olan alanlarda, top akasya, iğde ve ıhlamur ağaçları dikilebilir. Çalı grubundan ise keçi sakalı, berberis, leylak ve benzeri dikilebilir”.

“BAHÇIVANLIK ÇOK HASSAS BİR MESLEKTİR”

Uzun süredir bahçıvanlık işleri ile uğraştığından dolayı bahçıvanlığın çok hassas bir meslek olduğunu öğrendiğini aktaran Kızmaz, “İlk olarak Bahçıvanlığın olmassa olmazı sevgidir. Fidan kendisi ile ilgilenilmesini ister. Bir anlamda çocuk gibidir. Biz bahçivanlar, fidanları, ağaçları ve tüm tabiatta ki bitki çeşitlerini çocuk gibi görürüz. Bundan dolayı daha özenli ve hassas bir şekilde yaklaşırız. Onların istediği ilgi ve alakayı her şekilde göstermeye çalışırız. Çünkü bir fidanın yetişmesinde güneş ışığı ve su büyük rol oynadığı gibi onu yetiştirenin nasıl baktığına ve nasıl ilgilendiği de büyük bir önem taşımakta. Sevgini göstermezsen eğer diktiğin bitkiden istediğin sonucu elde edemezsin. Fakat sevgini aşılarsan diktiğin bitkiye, istediğinden daha fazlasını elde edersin. Bundan dolayı bu mesleğimiz fazlasıyla hassas bir konumda yer almaktadır” diye konuştu.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri