çanakkale
24 Kasım 2017 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Mustafa GÜVENLİ > Erzurum'un Stratejik Kalkınma Planı
Mustafa GÜVENLİ

Erzurum'un Stratejik Kalkınma Planı

10.02.2014 16:19:39 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Mustafa GÜVENLİ

Erzurum'un kalkınmasını gerçekten istiyorsak, önce zihinlerimizi toparlayıp, kendimizi sorgulamalıyız. Bunun için birinci unsuru, sivil toplumuyla başlayıp, siyasi ve bürokratik yapısıyla çözüme gidecek yol olarak seçmek gerekir. Buna bir örnek vermek gerekirse Konya da bu sistem mükemmel bir şekilde işliyor. Ama maalesef Erzurum da bu konuda uzun yıllardır dağınıklık giderilmedi.

İkinci unsur ise. Bugüne kadar Erzurum'un önceliklerinin doğru bir şekilde tespit edilebildiği sağlıklı bir stratejik kalkınma planı olmadı.

Stratejik kalkınma planında ise, önceliklerin geniş istişarelerle (sivil toplum vs.) sağlıklı bir şekilde planlanıp, kararlı bir şekilde uygulamaya geçirilmesi gerekiyor.

Önce ikinci unsurdan bahsedelim:

Her şey geçmişte 4 ana başlık altında toplandı. Birinci sırada tarım-hayvancılık, ikinci sırada eğitim, üçüncü sırada sağlık, dördüncü sırada ise turizm yer aldı.

Tabi bunların şehrimiz açısından önemini biliyoruz. Ama bir başka ifadeyle bu unsurların gereği mi yapılamadı? Şehrin ekonomisi neden bir türlü canlandırılamadı?

Bu dört başlığın her biri kendi içinde ciddi anlamda irdelenerek hatalar varsa tespit edilip, eksiklikleri varsa, o eksiklikler de giderilmelidir. Ama her biri olabileceği en iyi noktaya ulaşsa da, şehrin ekonomisini canlandırmak için ne kadar katkı sağlayabileceğini iyi analiz etmek lazım. Ben şahsen bu ezberlerin gereği iyi bir şekilde yapılsa da kısa ve orta vadede şehrin ekonomisini biraz daha iyi bir noktaya taşıyabileceğine inanıyorum. (Ki bu dört başlıkta da kısa ve orta vadede neler yapılabileceğini daha sonra sırasıyla bakmaya çalışalım.)

Eğer buna razı olacaksak, mesele yok demektir. Yok bu şehrin ekonomisinin ciddi anlamda canlanmasını istiyorsak, o zaman ezberleri! bozularak yeni arayışlara da girilmesi gerekir.

Geçmişe baktığımız zaman burada ticaret ne zaman canlanmışsa, şehir hızlı bir şekilde büyümeye başlamıştır. En azından artık ticaretin de, Erzurum'da ana başlıklar arasına girmesi lazım ki sonuçları ortaya çıktığı zaman belki de kendiliğinden ilk sıraya yerleşecektir.

Bugün Erzurum'un ihracat rakamı Gaziantep'in yüzde 1'i seviyelerinde ve Erzurum'un ekonomisinin neden zayıf olduğunun somut örneği işte budur?

Bırakın Gaziantep'i, Malatya ile bile aramızda ekonomik anlamda ciddi bir fark var.

Ticaretin de yeniden canlandırılabilmesi için Erzurum'un en önemli sorunu alt yapıdır.

Erzurum'un coğrafik konumunu dikkatli bir şekilde inceleyecek olursak ortalama 200 km. Mesafede tam on bir il var daha önemlisi üç yüz kilometre mesafede de tam dört ülke var ve Erzurum bu açıdan çok önemli bir stratejik konuma sahiptir. Fakat Erzurum bu kadar önemli bir konuma sahip olmasına rağmen yukarıda bahsetmiş olduğum birinci unsurdaki dağınıklığı nedeniyle ticarette gereken adımları atamamıştır.

Geçmişte Erzurum'a kazandırmak için büyük mücadele vermiş olduğumuz Lojistik Merkez'e paralel olarak, Kuzey-Güney Demiryolu Projesi'ne Erzurum ciddi manada odaklanmalıdır.

Bu projenin çalışması tam bir asır önce Erzurum Valisi Mehmet Emin YURDAKUL tarafından 1902 yılında başlatılmıştı.  Fakat talihsizliğe bakın ki, proje 200 kilometre batıya kaydırılıyor ve Erzurum'dan buna itiraz kabilinden maalesef ses bile çıkmıyor. Eğer bahsettiğimiz dağınıklıkla Erzurum projeyi kaçırısa işte bu durum tarihi bir hata olur.

Ticari alt yapı açıdan birçok örnek daha verebiliriz mesela bunlardan biride Erzurum'un önemli bir fuar merkezine ihtiyacı var.

Ki, fuarcılık sektörü, ulusal ve uluslar arası organizasyonlarda büyük bir açığı kapatacaktır. Kaldı ki, hali hazırda Erzurum'da hizmet veren lüks oteller, fuar turizmi açısından sahip olduğumuz önemli bir imkândır.

Buna ilaveten Erzurum'da uyuyan bir termal potansiyel var. Bu potansiyel doğru bir biçimde harekete geçirildiği takdirde kış turizmi ve sağlık sektörüne önemli ölçüde katkı sağlayacaktır.

Bunlar gibi bir sürü örnek verebiliriz.

Önümüzdeki dönemde yerel yönetimler olarak en başta Büyükşehir Belediyesi ile sivil toplum bir araya gelerek bu şehrin geleceğe hazırlanabilmesi için sağlıklı bir stratejik kalkınma planı hazırlanması gerekiyor. Aksi halde bir çocuğun dört tane ebesi olduğu müddetçe gözleri şaşı kalacaktır.

Dolayısıyla birinci unsurda ifade etmeye çalıştığım sivil toplum ve siyasi yapı, Erzurum'un öncelikleri noktasında bir araya gelerek gerekli çalışmalara özverili bir şekilde başlamalıdır bu zemin sağlandığı takdirde bürokrasinin de gereken desteği vereceğine inanıyorum.

Aksi takdirde Erzurum'un ekonomisini canlandırmak mümkün olmayacaktır.

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.