çanakkale
22 Ocak 2018 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > Bilal UYGUR > GÜNDEM'E DAİR
Bilal UYGUR

GÜNDEM'E DAİR

18.12.2017 17:29 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Bilal UYGUR
 Tartışmasız gündemin ilk sırasında ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak kabul etmesi ve ABD Büyükelçiliğini buraya taşımasını beyanı bulunuyor. Tabi bu olay yeni bir olay değil. Uzaylı görmüş gibi davranılacak bir olay da değil. Belki malumun ilanı belki bir düşüncenin bir inancın fütursuzca tezahürü diyebiliriz. 
İsrail ile daha doğrusu Yahudilerle Filistinliler arasındaki sorunlar ve Filistin toprakları üzerindeki planları birkaç asır evveline dayan maktadır. 1896'de Thedor Herzl'in önderli ğinde İsviçre'nin Basel kentinde topla nan 1.Dünya Siyonist Kongresi'nde alınan kararlar bu sorunları resmileştirmiştir. Bu kongre sonrasında Filistin toprakları için Sultan Abdulhamit'e para teklif eden Siyonistlerin teklifleri kabul görmeyince Abdulhamit'i tahttan indirmişlerdir. Yahudiler tıpkı Ermeni çeteleri gibi Filistin halkına saldırılara başlamış hatta kimi zaman İngiliz askerleri bile Yahudilerle birlikte hareket etmiştir. Nihayetinde Birleşmiş Milletler kararıyla İsrail ve Filistin Devletleri kurulmuştur. İsrail-Arap Savaşına kadar giden bu süreç sonunda 14 Mayıs 1948'de İsrail bağımsızlığını ilan etmiştir. ABD İsrail'i tanıyan ülke Türkiye ise 1949'da İsrail'i tanıyan ilk Müslüman ülke olmuştur. Böylelikle Yahudiler bir devlet olarak dünya devletleri arasındaki yerini almıştır.
Bağımsızlıkla birlikte hazımsızlık da ortaya çıkmıştır. Artık hedeflerini ve niyetlerini aleni olarak ortaya koymaktan imtina etmeyen Yahudilerin Başbakanlarından Ben Gurion İsrail Devleti'nin bağımsız lığını ilan ederken şöyle: " Filistin'in şim diki haritasını İngiliz mandası çizmiştir. Ancak Yahudi halkının gençlerinin ve yetişkin lerinin yeniden çizmesi gereken bir harita vardır ki o da Nil'den Fırat'a olan alandır." demiştir.  1974 yılında İsrail savunma Bakanı olan Ariel Şaron Yahudilerin bu harita sevdasıyla ilgili; "Türkiye'nin de ilgi alanların da olduğunu" söylemiştir.
Peki Türkiye kendi toprakları üzerindeki planlarını bu kadar aleni ortaya koyan İsrail Devleti ile alakalı olarak ne yapmıştır. Hiç bir şey!! Evet kocaman bir hiç! Pardon yapmıştır. Şimdi haksızlık etmeyelim. Yapmıştır ama antlaşma yapmıştır ticaret yapmıştır ziyaret yapmıştır. İsrail'in bugünkü politikasının nihayetinde Türkiye'ye ulaşmak olduğunu göremiyor muyuz?   Herşey ortadayken artık herkesin ezbere bildiği "Arz-ı Mevud'u" "Vaadedilmiş Toprakları" "Kutsal Ahidi" " Armegedon'u" anlatmamıza gerek yok. 
Tabi bu olayın bir tarafı. Diğer yandan verilen tepkiler konusuna gelince çok cılız, dostlar alışverişte görsün tarzında tepkiler tamamen aldatmaca. Şuandaki birçok Arap ülkesinde Amerikan veya İngiliz himayesindeki onların köpeği olan idareciler var. Kendilerini bağlayan çeşitli ticari faaliyetleri var. Dolayısıyla sadece meydanlarda veya orada burada slogan atmak popülist bir yaklaşımdan başka bir şey değildir. Sonucu da yoktur. Tepki öyle olmaz.
Bizler duygusal, milliyetçi ve vatansever dinine vatanına bayrağına mukaddesatına bağlı insanlarız. Çok çabuk tepki verip çabuk sakinle şiyoruz. Çok da çabuk unutuyoruz. Dolayısıyla bu terörist, alçak, katil Yahudi İsrail Devleti'ni tanıyan ilk Müslüman devlet olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti mensupları olarak sanırım daha farklı boyutta tepkiler koymalıyız. Figüran gibi değil olayın asıl aktörleri gibi realist bir bakış açısıyla olaya bakmalıyız. Kahrolsun İsrail demekle kusura bakmayın İsrail kahrolmuyor. Evet elbette inancın en zayıfı duadır. Ama neredeyse 150 yıl önce alınmış kararların bugü ne yansımasını görememek gaflet, dalalet ya da ( bu konu özelinde) ihanettir. Çünkü ne İsrail denen bu melun devlet ne de pis emelleri yeni ortaya çıkmamıştır. Kişilerin tepki vermesi kendi vicdanlarının ahlaklarının gereğidir. Ancak bizler bireysellikten çok "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" olarak tepki vermeliyiz. İncirlik Havva Üssünü kapatıp İsrail ve Amerika menşeili mallara boykot koyamıyorsak kimse kusura bak masın bu ancak kendi mahallesinde kabadayılık eden züğürt delikanlılıktır. 2014 yılında 5 milyar dolar olan 2017 itibari ile de 4,5 milyar dolar seviyesinde olan ticaretimizi askıya alamıyorsak bunun adı acizliktir. İsrail'e veya bir başka büyük devlete gelince hükmünü yitiren Uluslar arası Hukuku kendimize bahane etmek komikliktir. Aksi bir durum düşündüğümüz gibi güçlü bir ülke ve devlet olmadığımızın ifadesi ve itirafıdır. Büyüklük, güç Uçak krizinden sonra Rusya'nın bize karşı uyguladığı boykottur.
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen İslam İşbirliği Toplansıtı'nda alınan kararların birçoğu tekrar mahiyetinde ve yine hayallerin bir adım öteye taşınmasından ibaretti. Ancak en önemli karar ve bence hayal kırıklığının zirvesi olan belki bugüne dek İsrail'in bile dile getirmediği Kudüs'ün ikiye bölünmesi kararıydı. Ve Amerikan-İsrail diasporası bunu İslam Ülkele rinin Topluluğu ( İİT ) eliyle hem de Kudüs'ün toprak olarak daha büyük kısmını İsrail'e bırakarak yaptırdı. Böylece diaspora en büyük hayali ve beklentisini Müslümanlar tara fından gerçekleştirmiş oldu. Neden böyle bir kararın alındığını inanın anlamakta güçlük çeki yorum. Bu kararın Filistin'e hiçbir katkısı olmamış aksine umutlarını kırmış onları suküt-ü hayale uğratmıştır. Keşke bu zirveden direkt ambargo kararı çıksaydı da gerçekleşmese bile en azından bir hayalin peşinden koşardık...
Kudüs meselesi ya da başka bir değişle ABD'nin Kudüs kararı ile ilgili olarak son olarak şunu söylemek isterim ki; bu karar gerek İsrail gerek Amerika ve hatta Dünyanın birçok ülkesi tarafından bilinen beyinlerinin ve kalplerinin bir köşesinde yatan bir niyetin resmi olarak ifadesinden başka bir şey değildir. Bunun dışında zaten olacak bir şey yoktur. Bunun sonu veya sonucu ileride bir gün mutlaka olacak olan 3.Dünya savaşıdır. Bu kadar basittir. Kimse boşu boşuna triplere girmesin lütfen.
En kısa zamanda farklı konularla ilgili olarak görüşmek dileğiyle..Allaha emanet olun.
Etiketler : GÜNDEM'E DAİR
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.