17 Kasım 2018 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > ÖMER UTRİ > İyi olmak dışında çaremiz yok
ÖMER UTRİ

İyi olmak dışında çaremiz yok

09.11.2018 09:32 12 14 16 18 yazdır
Yazar : ÖMER UTRİ

Aslında böyle değildi bu insanlar. Ya da ben öyle sanıyorum. Yaşadıkça göreceklerimin içinde kim bilir daha neler var neler. Bir parça ekmek yerken gözü doymayacak diye korkan mahlûklar çoğalıyor. Eminim bu durum sadece benim çevremde yok. Sağına soluna bakmadan, biri görür ayıp olur demeden, belki bir başkası şuan baya baya acıkmıştır; domuz gibi yemeyeyim demeden yaşayanlara yuh olsun. Yuh olsun kendisi dışında ki hiç kimseyi düşünmeyen insan kılıklı yaratıklara. Onlar değil midir ki firavunun neslini sürdürenler. Onlar ki yaşadıkları müddetçe kendileri olamayacak olanlardır.

Kendileriyle konuşulduğu zaman dersiniz ki bu insan değil melektir melek. Ama iş bir parça menfaate geldi mi kaçın ki ne kaçın. Yani bir lokma ekmeğin menfaatini dâhil yaşatıyorlar. Ekmeği bir bütün olarak yiyeyim de amandır birisi acıkmıştır gelip kahrolasıca bir dilim ister. Ama kokmasınlar. Yediklerini sandıkları ekmek bile onlardan utanıyordur.

Paylaşım nedir ki. Birinin birine nezaketen buyur bir parça da sen ye demesi çok mu zor. Devir gerçekten bu devir midir artık. Menfaatin yoksa sana kardeşin de mi sırt çevirecektir. Dünya hep mi böyleydi, bize mi denk geldi… sorular sorular… İnsanların giderek firavunlaşan hallerini anlamak mümkün değil. Dünya kirlendikçe firavunların ağzındaki salyası da azgınlaşıyor. Açlıktan ölen insanların olması çok normal artık. Böyle paramparça şekilde aktarmak istediğim durum her gün yaşanılıyor diye mi bana acayip geldi. Toplayıp biriktirdiğim bu kadar mı diye de kızıyorum kendime. Daha da yerden yere vurmam gereken insanlar için bu denli basit bir dille saldırıda bulunmamam gerekiyor. Düşündüklerinize evet aslında böyle demek kadar açısı yok. Daha ne diyebilir ki insan. Düşünsenize benliğinizden olmuşsunuz.

Madem ki Müslümanız madem ki iddiamız budur; o vakit gerekli beklentilerin oluşması anormal karşılanamaz. Sadece bir iki insanın değil bütün toplumun giderek bencil ve menfaat odaklı yürüyüşleri gerçek manada sorun olmaya başladı. Kur'an, tarihî olayları bir tarih kitabı gibi belli bir olayı aktarma amacıyla değil; insanları uyarma, düşündürme, evrensel gerçekleri kavratma gibi amaçlarla konu edinir. Hz. Musa ve Firavun hikâyesi, bütün bu amaçların gerçekleştirildiği en kapsamlı kıssalardan birisidir. Kur'an bu kıssa ile Müslümanların imanını güçlendirme, İslâmî tebliğe karşı çıkan müşrikleri uyarma gibi amaçlarının yanı sıra, İslâm dışı toplumsal yapılanmaların, yönetim biçimlerinin, eşdeyişle Firavunî toplumların değişmeyen özelliklerini de ortaya koymayı amaçlar. İslâm dışı toplum ve yönetim biçimleri, tarihin hangi döneminde bulunursa bulunsun, hangi adla adlandırılırsa adlandırılsın, Firavun'a ve onun- temsil ettiği siyasal sisteme, bu sistemle şekillendirilen topluma özgü inanç ve düşünceleri, özellikleri yansıtır. Bu nedenle özü bakımından Hz. Muhammed'in karşısında yeralan kişilerle kökten değiştirmeyi amaçladığı toplumsal yapı, Hz. Musa döneminin Mısır'ından pek farklı olmadığı gibi, günümüzde dünyanın herhangi bir yerinde varlığını sürdüren İslâm dışı bir toplumsal ve siyasal sistem de Mekke'dekinden çok farklı değildir.

Kur'an, bize Firavun kıssası ile Firavunî toplumların temel özelliklerini belirleme imkânı veriyor. Buna göre bu tür toplumların en temel özelliği Allah'ın yeryüzündeki hakimiyetini reddetmeleridir. Firavun'un ilâhlık ve rablık iddiası, gerçekte Allah'ı ya da o toplumda varlığı kabul edilen ilahları yok saydığını değil; yeryüzünde kendisinden başka itaat edilecek, kanun koyacak, yönetecek güç tanımadığını ifade eder. Allah'ın hakimiyetini ve ilahî kanunları reddeden toplum, bu yetkiyi ister Firavun örneğindeki gibi tek kişiye, isterse belli bir topluluğa, bir sınıfa, bir partiye tanısın, sonuç değişmez. Firavun'un, içinden akan ırmaklara varıncaya kadar bütün Mısır mülkünün kendisine ait olduğu yolundaki sözleri Firavunî toplumların başka bir özelliğini gösterir. Bu tür toplumlarda mülk Allah'ın değil hakim gücün sayılır. Hakim güç, mülk üzerinde dilediği gibi tasarruf hakkına sahiptir

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.