çanakkale
24 Kasım 2017 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Hakan Hocagil > Kemal Sunal'ı nasıl bilirsiniz?
Hakan Hocagil

Kemal Sunal'ı nasıl bilirsiniz?

27.11.2014 14:07:26 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Hakan Hocagil

Kemal Sunal 11 Kasım 2000 tarihinde bu dünyaya veda etti; filmlerindeki tiplemeleriyle insanları ne kadar güldürdüyse ölümüyle de o kadar üzdü. Ama bizim buraların deyişiyle "dünyayı kuran böyle kurmuş"; bütün canlılar gibi Sunal da kendisine tanınan süreyi tamamladı, biçilen rolü oynadı ve gitti.

Kemal Sunal filmleri sebebiyle çok konuşulan sanatçılardan biri oldu aynı zamanda. Kendisiyle Marmara İletişim'in koridorlarında öğrenci olarak karşılaşmışlığımız da bulunan Sunal, 1980'lerden itibaren hep rağbet gördü; 1990'larda da, 2000'lerde de. Rağbetin en fazlası özel televizyon kanallarından oldu; Kemal Sunal filmleri her zaman rating getiriyordu. 1990'larda Show Tv her gün bir Kemal Sunal filmi yayınlardı. Okumuş-yazmış, aydın kesim ama (İslamcılar da) bu filmleri eğlencelik olarak görür, basitlik sayar ve burun kıvırırdı. Bu furya bir kaç yıl sürdü; Show Tv parasız pulsuz yayınladığı filmleri oynatmayı bıraktı.

Aradan yaklaşık 10 yıl geçti; Kemal Sunal bu defa "İslamcı" Kanal 7 aynı şeyi yapmaya başladı. Yani Sunal'ın filmleri 35-40 yıldır rağbet görmeye devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde de ölüm yıldönümü sebebiyle herkes tazimle andı Sunal'ı...

Bu gündem dolayısıyla merakımı celbeden soruları bir kez daha sorma ihtiyacı hissetim: Kemal Sunal izlemek (çoğu zaman "gizli gizli" yapmak bunu) ayıp mıdır?

İkincisi; geçmişte rahmetlinin filmlerinin oynatılmasını ayıplayanların bugünlerde o filmlere can simidi gibi sarılmış olmaları, filmlerin ve tabii Sunal'ın iyiliğini mi gösterir, yoksa anılan kanalların/kişilerin "kat ettiği" mesafeyi mi?

***

Bu soruları Facebook aracılığıyla da sordum. Mini soruşturmaya gelen cevaplardan oluşan tartışma güzeldi. Bu tartışmanın bir kısmını buradan da paylaşmayı yararlı buluyorum.

İşte Kemal Sunal'la ilgili iki farklı bakış açısı (Yorumcuların imla ve ifadelerine sadık kalındı):

Serhad Erdoğan: Kemal Sunal Türkiye için bir değerdir oynadığı filmler çalıştığı yönetmenler oluşturduğu tarz Türk Sinemasında efsane olmasını sağlamıştır. Filmlerinde verdiği mesaj yıllarca birilerini rahatsız etti ve bu ülke de sinemanın efsane ismi Kemal Sunalı "cahil, fakir, alt kesim" kahramanıymış gibi göstermeye çalıştırlar. Ve bu filmi izleyenlerin aslında o kesimlere ait olduğunu yıllarca vurguladılar. Kimi zaman işçinin derdini dile getiren, kimi zaman kan davalarını komik bir dille anlatan bu filmler kendilerini bu toplumun entelektüelleri olarak addedenler tarafından küçük görüldü. Günümüz Türk sinemasına baktığımız zaman gerçek dünyadan kopuk, Türk toplumuyla alakası olmayan kültür, örf ve adetin pek görülmediği küçük Amerika yaratma çabasında olan filmlerle dolu. Kemal Sunal Türk Sineması için bir efsanedir ve hep öyle kalacaktır. Kişiler ve kanalların yol kat etmesinden çok Kemal Sunalın ait olduğu toplumun artık gerçekleri görebiliyor olmasıdır hocam. Üzerinden yıllar geçse de bu filmleri insanlar izlediği zaman kimse izleyenler için "cahil, fakir, alt kesim, gerici" gibi ithamlarda bulunamıyor.


Adil Gülmez: Aslında çok sinsi bir İslam düşmanıdır. Erbakan ile koalisyon yapmasın diye Mesut Yılmaz'a az mektup yazmamıştır.

Fatih Kara: Kemal Sunal'ın canlandırdığı filmler Amerikalı oyuncu Charlie Chaplin'in Şarlo serisindeki sessiz sinemalardan alınmış, o zamanın Amerikan kültürünü ve ahlakını komedi haline getirip Türk versiyonuna İnek Şaban serisi olarak yansıtılmıştır. O zamanın Türk yönetmen ve oyuncularının özgün bir duruşu olmadığı için Kemal Sunal'a bu karekteri uyarlamışlardır. Charlie Chaplin Şarlo serisinde dine zeval verecek bir davranışta bulunmazken Bizim İnek Şaban çoğu filminde dini kendine malzeme olarak kullanmış ve yine bizim dinden bihaber Türk halkı da bunu marifet bilip yapılan şaklabanlıklara gülmüştür. Dini hayatlarında ikinci hatta daha geri raflara kaldıranlara bunları anlatmak çok zor tabi. Zamanında Show TV şimdilerde ise Kanal 7 bunu reyting uğruna göremeyen zavallı kanallardır.

Serhad Erdoğan: Çöpçüler Kralı, Bekçiler Kralı, Kapıcılar Kralı, 100 Numaralı Adam, Ortadirek Şaban, Kibar Feyzo? bu filmlerin sence derdi dine zarar vermek midir yoksa ezilen halkı haksızlıkları devletin halkın üzerindeki etkisi gibi şeyleri göstermek midir?

Fatih Kara: Saydığın bütün filmler Şarlo serisinden alınmış -100 Numaralı Adam hariç- herhalde Serhad Erdoğan. Önce o filmleri izle sonra istersen bunu konuşalım. Demek istediğim de tam olarak zaten senin anlattığınla aynı şeyler. Yani Amerika'nın yaşadığı ezilen halkı, haksızlıkları, devletin halkın üzerindeki etkisi gibi olaylar 1900'lü yıllarda Amerika'da da vardı ve ekranlara taşındı. 80'lerde ise Şaban serisiyle Türk filmine uyarlandı. (?)

1- Şaban İsmiyle başlayayım. İsim Müslümanlar için önemli olan üç aylardan birisinin ismidir ve faydalı, doğru yol anlamına gelir. Ama filmlerinde İnek ismi Şaban isminin önüne getirilerek kötülenmiştir. (Not: O yıllarda en çok değiştirilmek için nüfuz müdürlüğüne gidilen isimdir.) 2- Filmlerinde bir din adamıyla yağmur duasına çıkıyordu. Filmde adamın bıyıkları ağzına giren, sürekli önüne gelene zındık diyen bir tipti. Dini hoşgörüden uzak bir adam imajı veriyor. Para karşılığı dua ediyor vs. Duayla yağmur yağmaz gibi sözler de ediyor. Yine bir başka rolde de bir imamın kiracısını canlandırıyor. Hoca sahtekârlıklar yapıyor, karıya kıza sarkıyor. 3- Başka bir filmde Arapça ile alay ediyor. Dinden bihaber Arap rolündeki bir sahtekâr Türkiye'ye gelecek diye elif ba suparasını eline alıp ba ceyle cala cula cabulleyli cabcub gibi Kur'an'ı hafife alan ve zamanın çocuklarının da bu şekilde alaycı oyunlara alet edilmesinde ön ayak oluyor. 4- Yine bir filminde zengin bir tuvaletçi. Ölüm haberi geldikten sonra çok zengin oluyor ve "zamansız gelen paranın içine ..çarım" diyerek tuvalet açıyor. Tuvaletin kapısının önünde "siftah senden bereketi .oktan" diye bir yazı yazıyor. Sadece bu söz bile dinle alay ettiğini göstermeye fazlasıyla yeterde artar. Çünkü sözün aslı "siftah senden bereketi Allah'tandır." 5- Yine bir filminde Şener Şen'le dağda bulaşık yıkıyor. Şener Şen "vallahi sevabın büyük" diyor. Kemal Sunal ise "..çarım sevabına kolaysa sen yıka" diyor. Yok bu da benim için dini ayaklar altına almak sayılmaz diyorsan al sana 6- Yine bir filminde Şaban, hoca gibi davranıp üfürükçülük yapan bir adama karşı o da üfürükçülük yapıyor. Güya çirkin bir kız koca buluyor. Dini karakterler sürekli sahtekâr adam rolünde. Şimdi bu filmleri izlemediğini varsayarak "Dine zarar verdi mi? Daha doğrusu kaç filminde dine zarar vermeye çalıştı?" bu soruyu sorduğunu sayıyorum.

Serhad Erdoğan: Peki ben de sana tek bir şeyle cevap vereyim: Eğer mesele yapılan yanlışı eleştirmekse yani sistem eleştirilirken sorun yokta sözde din adamı sahtekarlara eleştiri yapılması neden dine zarar versin ki? Sizin esas kabullenemediğiniz nokta böyle din adamlarının var oluşunu kabullenmek. Yıllardır bu ülke de o bahsettiğin karakterde çokça adam var. Bence Kemal Sunal'dan önce onları din düşmanı ilan edin.

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.