22 Temmuz 2018 Pazar
Anasayfa > Roportajlar > Mizah siyasi baskıyı kaldırmaz
Mizah siyasi baskıyı kaldırmaz

Mizah siyasi baskıyı kaldırmaz

12.12.2015 15:51 12 14 16 18 yazdır
Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Besim Yıldırım, Erzurum basınının 'asi çocuğu' Fırfırik Mizah Dergisi'ni makale konusu haline getirdi.

SALİH ÇELEBİ / ERZURUM

Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Besim Yıldırım, Erzurum basınının 'asi çocuğu' Fırfırik Mizah Dergisi'ni makale konusu haline getirdi. Daha öncede aynı şekilde çalışmalara imza atmış olan Yıldırım, son makalesi ile Erzurum'un değişen siyasi ve sosyal yapısını gözler önüne serdi. Fırfırik'in geçmiş sayıları ile günümüz sayıları arasında büyük oranda farklılık bulunduğuna dikkat çeken Yıldırım, günümüzde mizahın siyasi baskılar neticesinde pekte mümkün kılınmadığını, mizaha elverişli ortamın adeta yok edildiğine vurgu yaptı.

Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Besim Yıldırım ile mizah üzerine sohbet imkânı buldum. Daha önce onlarca akademik makale ve çalışmaya imza atmış olan Yıldırım, alışılmışın dışında yayın politikası ve 12 yıllık geçmişi ile aylık Fırfırik Dergisi'ni ele alarak makale konusu haline getirdi.

"Fırfirik'teki değişim şehrin idarecilerin hoşgörüsüzlüğünün göstergesidir."

Derginin geçmişte mizah üzerinden şehrin ekonomik, sosyal ve politik sorunlarını çok iyi bir şekilde irdeleyerek karikatür ve tiplemeler aracılığı ile hiciv yoluyla gözler önüne serdiğine dikkat çeken Yıldırım, Fırfırik'in günümüzde ise siyasi bir takım çekince ve baskılar nedeniyle sadece güldürü amaçlı yayın hayatına devam ettiğini belirtti. Mizahın sadece güldürüden ibaret olmadığını aktaran Yıldırım, "Mizahın toplumsal eleştiriyi içinde barındıran önemli bir işlevi vardır. Bu açıdan mizah, gülme ve güldürmeden farklı bir uğraştır ve halkı dogmatizmden, cehaletten ve salt itaatten arındırma amacını taşımaktadır. Bu anlamda Fırfırik bunu geçmişte çok iyi başarmıştı. Günümüzde ise siyasi baskılar nedeniyle gerçek mizahi ruhunu kaybetti" dedi.


Mizahtan başlamak istiyorum. Sizce mizah nedir? Gerçek mizah nasıl olmalı?

Mizah toplumsal eleştiriyi içeren önemli bir metindir. Gelenekler, töreler, toplumsal sistemler ve yönetimler, iktidar politikalarının toplumda oluşturduğu dengesizlikler, muhalefetin eylemleri ya da eylemsizliği, sosyal olaylar, günlük hayat, halkın siyasete ve toplumsal hareketlere karşı tutumu gibi kısaca topluma ilişkin ne varsa mizahın ilgi alanına girer. Mizah bu konuları ele alırken sorgulayıcı ve eleştirel tavrını takınır. Toplumsal gerçekliği komik, aykırı/sıra dışı, umulmadık, satirik ve eğlenceli biçimde işleyen mizahın, bu özellikleri çerçevesinde çoğu kez insanın özgürleşme bilincini canlı tutan bir yönü olduğu kabul edilir ve bu yönüyle de mizah toplumun sosyal eleştirisi, sosyo-politik-ekonomik tarihinin dokümanı şeklinde tanımlanır. Mizahi ürünlerle halkla yöneticiler arasında eşitliğin kurulması ve halkın yöneticilerden hesap sorması, her türlü iktidar ve toplumsal baskının kırılması, toplumdaki çarpıklıkların ifşa edilmesi yoluyla bir direniş sahası açılır. Bu açıdan mizah, gülme ve güldürmeden farklı bir uğraştır ve halkı dogmatizmden, cehaletten ve salt itaatten arındırma amacını taşımaktadır. Bu tarafıyla mizahın keyif verme, güldürme ve eğlendirmeden ziyade protesto ve eleştiri boyutu daha ön plandadır. Mizahla halkın kaygı ve hoşnutsuzlukları nükteli bir biçimde özlüce verilir. Sansür ya da baskının olduğu, tabuların ağır bastığı, karşı söylemlerin başka bir şekilde dile getirilemediği ortamlarda mizah çoğunlukla bir çıkış yoludur diyebiliriz. Bu açıdan bakıldığında Fırfırik Erzurum için çok önemli bir dergi ve Erzurumluların Fırfirik'e sahip çıkması gerekiyor. 

Fırfırik'i inceleme fikri nereden çıktı?

Fırfırik daha öncede dikkatimi çeken bir dergiydi. 2003 yılından itibaren yayımlanan bir dergi. Erzurum insanı mizahi duyguları gelişmiş, espriyi kaldıran bir yapıya sahiptir. Fırfırik bunu resmiyete, kâğıda döken bir çalışma olarak dikkatimi çekti. Ben zaten Fırfırik'i ilk okumaya başladığımda Ankara'daydım. Bu nedenle Erzurum ile ilgili bir şeyler bulmak için Fırfırik'i okuyordum. Espriler insanı eğlendiriyordu. Ama Fırfırik'in verdikleri sadece eğlence ile sınırlı değildi. Yerel siyaset ve yönetimdeki çarpıklıklara ilişkin bir pencerede sunuyordu okuyucularına. Sonra Fırfırik'in aslında Doğu coğrafyasında çok önemli bir işlev gördüğünü fark ettim. Fırfırik Erzurum için bir şans bence. Şehirdeki yanlışlıkları, aksaklıkları insanlara sunuyordu. Muhalefet kültürünün tam olarak yerleşmediği, buna müsait olmayan bir toplumda Fırfırik gibi bir mizah dergisi ortaya çıkıyor. Şimdi mizah deyince insanların aklına gülmek geliyor. Aslında mizah sadece gülmeden ibaret bir şey değil. Mizahın içerisinde eleştiri var. Eğer eleştiriden yoksun bir mizahtan bahsediyorsak o komiktir, güldürüdür. Mizahta eleştiri, ironi, nükte, hiciv yoluyla bir şeyleri yıkma ve düzeltme kaygısı vardır. Bunu Fırfırik Dergisi'nde gördüm ve işlemek istedim.

Fırfırik Doğu Anadolu Bölgesi'nde tek olma özelliği taşıyor sanırım?   

Erzurum'da evet tek mizahi dergi. Ancak diğer şehirler için kesin bir şey söylemek için detaylı bir araştırma yapmak gerekiyor. Ama bu tarzda bu şekilde uzun soluklu bir mizah dergisi yok diyebiliriz. Doğu'da olmasa da Trabzon'da çıkan bir Taka dergisi var. Daha önce Erzurum'da 2000'li yıllarda çıkmış Temmuz isimli bir dergi var. Ancak bu dergi gerek biçimi, gerek ele aldığı konular, gerekse içeriği açısından çokta Fırfırik'e benzemiyor. Fırfırik biraz daha profesyonel işlenmiş ve yayımlanmış. Temmuz'da da ciddi anlamda eleştiri yazılar mevcut, ancak Fırfırik kadar değil.

Daha önce bu tarz bir çalışmanız olmuş muydu? İlk çıkan Fırfırik ile günümüz Fırfırik Dergisi'nde yayın politikası olarak farkı var mı? Bu anlamda Fırfırik kendini koruyabildi mi?

Aslında ben daha önce Fırfırik'i Erzurum'da bir sempozyumda sundum. "Gülmenin Arkeolojisi" isimli bir kongre vardı. Orada çok detaylı olmasa da katılımcılara anlattım. Daha sonra bunu geliştirmeye, daha detaylı ele almaya karar verdim. Mizah açısından ele aldığım ilk konu Fırfırik oldu. Burada önemli olan aslında Fırfırik gibi bir derginin Erzurum'da var olması. Fırfırik'i neden bu kadar önemsiyoruz? Çünkü mizah toplumsal eleştiri işlevini gören bir araçtır. Bir toplumda mizah ne kadar özgürse o toplumun demokrasisi o kadar gelişmiştir. Mizahın gelişmesi toplumdaki özgürlüklerin o kadar ilerlemesi anlamına gelir. Mesela Fırfırik'in ilk çıktığı gün ile bugününe baktığımız zaman arada çok büyük fark olduğunu görüyoruz. Son Fırfırik sayılarında aslında çokta suya sabuna dokunmayan, sadece eş, dost, akrabanın fotoğraflarının yayınlandığı, çok ciddi bir eleştirinin olmadığı, mizaha değil de komikliğe doğru bir yönelişin olduğunu çok net görüyoruz. Bana göre bunun en büyük nedeni Erzurum'da ki bürokratların tahammülsüzlüğü, hoşgörüsüzlüğü ve baskıcılığıdır.  

Erzurum Fırfırik'i mizah dergisi olarak kaldıramamış olabilir mi?

Başta da dediğim gibi mizah sadece güldürmeyi amaçlamaz. Mizahın amacı eleştirmek, çarpıklıkları, yanlışları hicvederek gerçekleri ortaya koymaktır. Fırfırik'in ilk sayılarında işsizlikten, eğitimsizliğe ve yatırım eksikliğine kadar birçok bölgesel sorun gerek halkın, gerekse dergide oluşturulan tiplemelerin ağzından dile getirilerek toplumsal yapıdan, ulusal ve yerel yönteme kadar bu sorunlarda payı olanlar hicvedilmiştir. Ama sonrasında derginin bu yoğun eleştiri gündemi giderek kaybolmuştur. Bu şu anlama geliyor aslında, başta yöneticiler olmak üzere Erzurum toplumunda bir mizah anlayışının yayılması için gerekli hoşgörü yok. Mizah yani Fırfırik aslında Erzurum toplumunun hoşgörüsünü geliştirecek bir yapıya sahip. Ki zaten içerisindeki metin ve tiplemeler Erzurum'un sosyal hayatını temsil ediyor. Eğer Fırfırik eski haliyle devam etseydi buna, izin verilseydi, Erzurum gerçekten hoşgörülü ve şimdikinden daha iyi bir konumda olan bir toplum olabilirdi. Fakat şuan Fırfırik, içeriğini ilk çıktığı günden bu yana çok ciddi oranda değiştirmiş, artık tamamen magazinselleştirmiş. İşi paparaziye, güldürüye dökmüş. Bu da gerçek Fırfırik'in bir kısım siyasi ve idareciler tarafından kaldırılamadığını gösteriyor.

Derginin dili ve içerisindeki tiplemeler ile ilgili neler söyleceksiniz?

Derginin kullandığı dil aslında çok önemli. Yerel dil ile aslında kamusal söylemi parçalamış. Yerel lehçenin kuşaktan kuşağa geçme noktasında Fırfırik önemli bir işlev görmüş. Bu nedenle derginin günümüzde dili fazla bir değişime uğraşamamış. Dergi içerisindeki tiplemelere değinecek olursak. Nevriye Eze, Bal Dodak Heyro, Beleş Memmet, Colombo Orhan, Fizo Dayı, Hetsolar Vadisi, Heyro Baba, Farfaruk Abiden Bumbolar ve Şeyhim Buyurdu ki gibi tipleme ve yazılar mevcut dergide. Fırfirik'in halk tarafından beğenilmesinde en büyük etken ise yerel idarecilere karşı, yer yer argoya da kaçarak, yerel dilin bütün pervasızlığını kullanarak tepki göstermesidir. Erzurum kültüründe bir kişiyi yermek, alay etmek veya övmek için lakap takmak çok sık rastlanan yerleşik bir uygulamadır. Mesela Eski Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler şehrin muhtelif yerlerine gerekliliği ve işleyişi tartışılan köprülü alt geçit yapmasından dolayı 'Köprülü Ehmet Paşa', renkli kişiliği ve her taşın altından çıkma özelliğini vurgulamak için Baro Başkanı Faruk Terzioğluna 'Farfaruk Abi', yine şehrin önceki ilçe belediye başkanlarından olan ve genellikle sert, bilmiş ve tehditkâr konuşmalarıyla bilinen Cenap Köksal Gürdal için 'Cenap Baba', Aziziye İlçe Belediyesi sınırlarında bulunan kaplıcalara verdiği önem nedeniyle Eski Belediye Başkanı Fatih Cengiz için 'Su Guşi Fatih', Büyükşehir Belediyesi'nde Teftiş Kurulu Başkanlığı yapmasından ve şüpheci kimliğinden dolayı Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar için 'Kolombo Orhan', Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut'a hem soy simini çağrıştırması hem de tutumlu karakterinden dolayı pinti ve cimri anlamına gelen Ali Gırgıt ve her şeye evet dediği için şehrin şimdiki Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen'e 'Yok Yok Memmet' gibi lakaplar kullanılmıştır. Yine 'Baldodak Heyro', 'Beleş Memmet', Mitil Mustafa, Kor Galalı vs gibi lakaplar da dergide öne çıkan kullanımlar arasındadır.

Makalenizi yazarken veri toplama, analiz esnasında ne gibi sorunlar ile karşılaştınız?

En başta şöyle bir sıkıntı yaşadım. Fırfırik çok öneml bir dergi ama derginin hali hazırda bir arşivi yok. Fırfırik'in sahibi Vedat Refayeli beyde bile tüm sayılar yok. Yani ben makale için 148 sayı toplayabildim. Şu ana kadar 330 sayısı çıkmış. Biz bunların sadece 148'ine ulaşabildik. Ama Vedat Bey'le sözleştik, Erzurum basını ve kültürü için çok önemli bir yere sahip olan Fırfırik'in arşivini kısa sürede tamamlayacağız.

Son olarak dergi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Fırfırik Dergisi 18 Şubat 2003'te haftalık olarak, 430 mm×280 mm ebatlarında tabloid formatta yayına başlamış ve şimdiye kadar aralıklı olarak 332 sayı çıkmıştır. 318 sayıdan sonra ise aylık çıkmaya başlamıştır. Sahibi ve yazı işleri müdürü Erzurum yerel basının duayenlerinden biri olarak kabul edilen ve gazetecilikten emekli olan Vedat Refayeli'dir. Refayeli aynı zamanda dergideki tek çizerdir ve dergideki karikatürler onun kaleminde çıkmıştır. Genel Yayın Yönetmeni ise yine bölgenin yerel gazetecilerinden Selahattin Şener'dir. Metin yazmadan tasarıma kadar dergi, her yönüyle bu iki ismin yanında eski gazeteci ve Erzurum esnaflarından Zafer Taş'ın çabalarıyla yayına hazırlanmaktadır. Diğer yandan dergi, mütevazi kadrosuyla kendi yağında kavrulan ve herhangi bir siyasi ve ekonomik kuruluşun desteği olmadan çıkmaktadır. Bu yönüyle doğrudan ekonomik bir bağımlılığı olmadığı söylenebilir. Haftalık yayınlanan dergi ilk olarak Çarşamba günleri çıkmış (nadir de olsa Pazartesi, Perşembe günleri de çıkmış) ancak ilerleyen sayılarda da Cuma günleri çıkmaya başlamıştır. Dergi, her sayısında genel olarak gündeme alınan konuyu kapak sayfasında yaklaşık tam sayfa vermektedir. İç sayfalarda da yine zamanın gündemine göre kısa metinler, konuşma baloncuklarıyla desteklenmiş fotoğraf ve çizgi karikatürlerin yanı sıra 'Muhalefet Vedat', 'Kıstik Muaammer', 'En Entelektüel', 'Fizo Dayı', 'Mülayim Kendinden Geçti', 'Baldodak Heyro', 'Colombo Orhan', 'Nevriye Eze Dert Dinlir', 'Farfaruk Abi'den Bumbalar/inciler' ve 'Beleş Memmet' gibi köşeler yer almıştır. Farfaruk Abi dışında diğer köşe tiplemelerin hepsi hayalidir ve dergi sahibinin kaleminden çıkan tiplemelerdir. Ancak ilerleyen dönemlerde 'En Entelektüel', 'Muhalefet Vedat Yazarlıyor', 'Kıstik Muammer' gibi seri yazılar ortadan kaybolmuştur.

Besim Yıldırım kimdir?

Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nde öğretim üyesi olan Yıldırım liseye kadar olan eğitimini Erzurum'da tamamladı. Daha sonra Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nü bitirerek Ankara Üniversitesi'nde yüksek lisans ve doktorasını yine gazetecilik alanında tamamladı. 2010'a kadar aynı zamanda Ankara Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışan Besim Yıldırım evli ve bir kız çocuk babasıdır.

Diğer Röportajlar
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.