17 Kasım 2018 Cumartesi
Anasayfa > Yerel > Papuçcu Zade Türbesi tanıtım eksikliği yaşıyor

Papuçcu Zade Türbesi tanıtım eksikliği yaşıyor

09.11.2018 09:48 12 14 16 18 yazdır
Erzurum’un tanınmış İslam alimlerinden birisi olan ve türbesi üzerinde bilgilendirme tabelası bulunmayan Papuçcu Zade Kadı Efendi vatandaşların merak ettiği alim olarak yatıyor. Sadece isim yazılı olan tabela ise ilgi görmüyor.
Papuçcu Zade Türbesi tanıtım eksikliği yaşıyor

Ulu Camii’nin batı kısmındaki çeşmeyle yan yana olan Pabuçlu Kadı kabrinin, halk arasında ve üzerindeki levhada ‘Pubuçcu Zade’ şeklinde adlandırılıyor. Erzurum’un bağrında keramet ehli nice Allah dostunun bulunduğu bunlardan birisinin de Pabuçlu Kadı olduğu belirten vatandaşlar “aslında böyle değerli insanları tanıtan küçük bilgilendirme tabelaları oluşturulmalıdır. En azından kimdir, nerelidir, ne ile tanınır diye bilgilendirmelerin yapılması gerekiyor. İnsanlar böyle değerleri tanımak istiyorlar. Gelip geçen dua ediyor ama kimdir nedir neden türbe olduğunu bilmiyor. Bu da büyük bir sorundur. Bu anlamda bilgilendirme yazılarının olması çok anlamlı olacaktır” diye konuştular.

Ulu Camii’nin hemen yanı başında bulunan kabir Çeşmeyle yan yanadır. Pabuçlu Kadı kabrinin, Erzurum'un eski ziyaretlerinden birisidir. İnternet ortamından edinilen bilgilere göre Papuçcu Zade  hakkında bilgi toplayabildiklerini dile getiren vatandaşlar “ bazen Erzurumlu olmayan inşalar dua ederken soruyorlar Papuçcu Zade  kimdir diye. Ama tabi biler de kulaktan dolma bilgilerle bilgi sunuyoruz. Bunun yerine küçük bir tabela, bilgilendirme yazısının olması çok daha iyi olacaktır” diye belirtti.

Papuçcu Zade hakkında çeşitli bilgiler mevcut

Pabuçlu Kadı, bir zamanlar Erzurum’da dillere destan “Keramet Ehli” bir velidir. Mezarı ise yıllarca halk tarafından ziyaret edilen bir “Dilek” yeri idi. Menkıbesi veya efsanesi halk arasında şöyle rivayet edilmektedir. Kesin tarihi bilinmemekle beraber, Osmanlı döneminde Erzurum’a bir “Kadı” tayin edilmiş. Şehrin ileri gelenleri Kadı Efendiyi şehrin girişinde karşılamışlar. Mekkâresi ile Erzurum’a gelen Kadının haşmetli, celal etli biri olacağını tahayyül eden Erzurumlular ve mülki erkân karşılarında hırpani kılıklı ufak tefek bir kadı görünce, önce biraz şaşırmışlar sonrada sukutu hayale uğrayarak şehre geri dönmüşler.

Ertesi gün, mülki erkân ve halk Kadı Efendiye “Hoş Geldin” e gidelim demişler. Ziyaret sırasında da Kadının hırpani ve zavallı biri olduğunu görenler, ulu orta konuşmaya ve sual sormaya başlamışlar. Hatta birazda eylenmişler. Ziyarete gelenlerin içinde Erzurum’un ova köylerinden bir ağa da varmış. Kadı Efendiye herkes gelişi güzel dert anlatınca Ağada söze karışmış. Kadı Efendi! Bizim karasu karların erimesiyle dolup taştı mı bu ova sazlık olur. Sazda kurbağadan geçilmez hale gelir. Hadi bu ney sene, gece boyunca ötüşleri bütün köylüyü rahatsız eder. Kurbağa gurultusundan geceleri uyuyamaz olduk. Rica ederiz buna bir çare bulun der.

Canım onun çaresi kolay. Bende zor bir şey isteyeceksin sandım. Şen şu pabucumu al götür kurbağaların çok olduğu suya at. Onlara deki sizi Kadıya şikâyet ettik şimdilik pabucunu gönderdi. Halkı rahatsız etmesinler ve beni oraya getirmesinler dediğimi de söyle. Diye cevap vermiş. Pabucu alan Ağa köye kadar hep düşünmüş. Allah Allah “Pabuçla kurbağanın ne ilgisi var?” Bu muammayı kafasında bir türlü çözememiş. Köye vardığında köylüleri toplamış, olanı biteni kadı ile aralarında geçen konuşmayı onlara anlatmış. Köylülerde akıl erdirememiş ama yapılmasının faydadan hali olmayacağı kanaatine vararak, Kadının pabucunu hep birlikte kurbağaların çok olduğu yere atmışlar. Ağada Kadının söylediklerini suyun başında kurbağalara söylemiş. Köy halkı o gece kurbağa sesine kulak kesilmişler, gel gör ki o gece kurbağaların ötmesi şöyle dursun suyun şakırtısını dahi duymaz duymaz olmuşlar.

Köylüler sabahleyin köy meydanında toplanıp sesin kesildiğinden memnuniyetlerini ifade ederlerken biri dayanamayıp: Gördün mü Kadıyı Kadı dediğin böyle olur. Hayvanlara bile söz geçirdi. Keramet ehli olunca kurbağa bile susar! Diyerek oda köylüleri ikonaya çalışmış. Bu kurbağa ve pabuç olayından sonra Kadının “Keramet Ehli” olduğu bütün ova köylerine ve şehre kısa zamanda yayılmış. Kadı Efendiye hürmet üstüne hürmet, iltifat üstüne iltifat yağmış olaydan sonra Kadı Efendinin adı “Pabuçlu Kadı” olarak halk arasında yayılmış. Arsada Pabuçlu Kadı yoksa da Pabuçlu Kadı.

Pabuçlu Kadı Erzurum’da uzun müddet vazife gördükten sonra Erzurum’da ölmüş. Yalnız pabuç ve kurbağa olayı değil. Verdiği adil kararlarla da tevekküllü haliyle Erzurum’da büyük itibar ve sevgi kazanan Pabuççu Kadının ölümü halk arasında büyük üzüntüye mucip olmuştur. Şehir halkı Pabuçlu Kadının cenazesinin şehir dışındaki kabristanlara defnedilmesine rıza göstermeyerek, daimi ibadetini sürdürdüğü Ulu Caminin yan bahçesine defnedilmesini kararlaştırmış ve böylece Pabuçlu Kadımız Ulu Caminin batı cephesindeki mevcut çeşmenin arkasındaki dar bahçeye defnedilir. Mezarı başına sevgi ve saygı ifadesi olarak iki gül ağacı dikilir.

Yaşları 50’nin üzerinde olan Pabuçlu Kadının mezarını hatırlarlar. Geçmişte tarihi eserlerimizin etraflarının açılmasına ve meydana çıkarılmasına karar verildikten sonra, camilerimizin etrafındaki mezarlıkların bir kısmı asri kabristana nakledilince bu mezarında oradan kaldırıldığını söylemektedir. Prof. Dr. Zeki BAŞAR bugün Pabuççu Kadı’nın mezarı nereye nakledildi bilmiyoruz diyor. Lakin çeşmenin arkasında caminin duvarının dibinde demir parmaklıklarla koruma altına alınan ve küçük bir levhaya Pabuççu Kadı yazan mezar orada durmaktadır. Pabuççu Kadı içinde var mı yok mu bilmiyoruz” bilgisi mevcut. 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri