çanakkale
24 Kasım 2017 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Erat Kocaoğlan > Sartre'nin Anonim Hissi
Erat Kocaoğlan

Sartre'nin Anonim Hissi

12.02.2015 10:03:16 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Erat Kocaoğlan

İnsanın bilmesi gereken bir şey var ki o da buraya ait olmamasıdır. Bu gerçek her canlının ölümlü olmasıyla adeta tescillenmiş ve kesinleşmiştir. Allah, "Her nefis ölümü tadacaktır" deyip bunu ilan ediyor. Bizler dünyanın geçici sakinleriyiz. Ama maalesef bu duygu ve düşünceyi içselleştirmeme gibi bir problemimiz var.Buraya ait olmadığımızın bilincinde olup, bunu asla unutmamalıyız. Hayat sistemlerden çok daha değerli ve keşfedilmeye layık bir alandır. Modern ve ondan sonra sökün eden postmodernizm dünyasında işler yolunda gitmiyor. Yine modern hayatın vaat ettiği özgürlük ve zenginlik dünya nüfusunun yaklaşık beşte birinin elinde duruyor.

Organik yapı parçalandı. Kalplerimiz tabiri caizse Babil faciası. Allah'a karşı bir Hint tembelliğiyle hareket ediyoruz. Birbirimize anlatacak hiçbir şeyimiz yok. Bütün gezegeni birkaç saat içinde belki on kez toptan imha edecek miktarda nükleer silah depolanmış durumda.Küresel çapta mevcut olan bu korku ve rekabet hangi sorunun su yüzüne çıkmış hali soruyorum? Sokakta görünen o ki bütün işler yalnızca mümkün olduğunca faydalanmak formülünce oynanıyor. Sofistlere taş çıkartacak ölçülerle meselelere bakıyoruz.Hedefler yalnızca bu dünya için konuluyor. Her tarafımız başka bir ötekiyle düşman. Hangi yasak ağacın meyvesini yedik bilemiyoruz. Bütün bunlar şunu işaret ediyor ki; içimizde, evimizde, sokaklarımızda ve caddelerimizde ontolojik bir boşluk var. Çünkü modern dünya buraya neden geldiğimize cevap veremiyor. Modernizm insanı Allah'a karşı özerkleştirdi. Mutluluğu salt bu dünyaya hasrettiler. Türkiye gibi bir ülkede bile nüfusun yarısı antidepresan ilaçları kullanıyor. Bu ne anlama geliyor. Bunun sebebi neyden kaynaklanıyor. Bu ciddi bir olaydır.  Akıl, kalp, vicdan ve iman beton blokajlar altında kaskatı kesilmiş adeta.

Albert Camus, Jean Paul Sartre gibi filozoflar Allah'a inanmayan insanlardı. Düşünsel olarak maddeciydiler. Ama ilginçtir ki bu insanlar duygusal ve ruhsal bakımından maddeci değildirler. Tam aksine Sartre'nin ruhsal ve mistik yönü çok zengindir. O, Allah'ı doğadan kaldırdığı zaman işin içinden çıkamıyor ve düşüncesi kriz geçiriyor. Sartre Allah'ın yokluğundan dolayı üzülmekteydi. Sartre'nin eserlerindeki karamsarlık kimin yokluğundan dolayı ortaya çıkan bir ruh halidir acaba. Elbette Allah'ın. Çünkü insan Allah'a tabiidir. İnsanın menşei Allah'tır. Sartre, Allah'ı kâinatın merkezinde kardırdığı zaman her şey anlamsızlaşıyor.  Yine kendi ruhunun görünmeyen merkezine doğru şiddetli bir istek ve arzu duyan Sartre'nin bu hissinin sebebi ne olabilir ki? Sartre'nin bu duygusu, Strenberg'in, "ben buraya ait değilim" serzenişinden başka bir şey değil.

Allah'sızlığın ortaya çıkaracağı bir düzenin adı yalnızca anlamsızlık olur. Merkezinde Allah'ın olmadığı bir kâinat başıboş olur ve sahici bir değeri de bulunmaz. Anlam yalnızca Allah'la var olan bir şeydir. Sartre bu açıdan Allah'ın varlığı hakkında anonim bir hisse sahiptir. Bediüzzaman Said Nursi "Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz" diyerek varlığın sahibini insanın gündemine bir kere daha taşıması son derece hayatidir. Bunun tam aksine Allah'ın varlığını sosyal darwinizm yoluyla inkâr edip, zihinlere ve kalplere karşı bir sekülarizasyon operasyonla yerleştirmeye çalışanlarda hep olacak.

 

Etiketler : erat kocaoğlan
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.