3333
22 Eylül 2018 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > Süreyya ÇARBAŞ > SAYIN VALİM BU AYIBA İZİN VERMEYİN!
Süreyya ÇARBAŞ

SAYIN VALİM BU AYIBA İZİN VERMEYİN!

12.03.2018 12:02 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Süreyya ÇARBAŞ
Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı tarihi “Erzurum Kongresi ve Milli Mücadele Müzesi” binasında restorasyon çalışması yapılıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan proje kapsamında, bina iki müze haline getiriliyor.
Bundan böyle tarihi bina hem “Kongre ve Milli Mücadele Müzesi”, hem de “Erzurum Resim Heykel Müzesi” olarak işlevini sürdürecek.
Bir ay zarfında tamamlanması planlanan proje ile öncelikle Erzurum Kongresinin yapıldığı salonun tavanına orijinaline uygun ahşap kaplama yapılıyor. Göz alıcı ahşap oymada kongrede alınan 7 karar ile vatanın bölünmez bütünlüğü bir sekizgenle ifade ediliyor.
Delegelerin oturduğu sıralar boyanıyor, isimlikler fotoğraflı olarak yeniden hazırlanıyor.
Kongre tutanakları ile kongre mührünün TBMM Kuruluş Müzesinden alınarak burada muhafaza edilmesi tasarlanıyor.
Havuzbaşındaki Resim Heykel Müzesinin yıkılmasından sonra Ankara’ya götürülen 76 resim ile onlara ilaveten getirilmesi kararlaştırılan 100-150 kadar resmin teşhir edilmesi için sergi salonları ihdas ediliyor.
Koridor ve teşhir odalarının ses ve ışık sistemi yenileniyor.
Yaklaşık 1 milyon lirayı bulacak harcama ile binanın granit olan tabanı aslına uygun ahşap kaplama ile değiştiriliyor.
Ayrıca peyzaj çalışması yapılarak binanın çevresi gül bahçesine dönüştürülüyor.
Önceden olduğu gibi orta dereceli okulların Erzurum Kongresi konulu derslerinin yine bu binada yürütülmesi planlanıyor.

Sayın Valim,
Restorasyon projesinin buraya kadar olan kısmına kimse bir şey demiyor.
Ancak, bu proje ile bir büyük bir ayıba imza atılıyor. Şöyle ki;
Tarihi binanın orijinalinde Erzurum Kongresinin yapıldığı salona yanlardan açılan iki ayrı oda bulunuyor.
Tarihi hatıraların yaşandığı odalardan birinin salona açılan kapısına şimdi duvar örülerek, tarihe saygısızlık yapılıyor.
Kongre salonunun estetiği ve özgün mimarisi bozuluyor.
Hem de bu ayıba zat-ı alinizin ismi alet ediliyor.
Neymiş efendim, ‘Vali Bey’e dinlenme Odası’ yapılıyormuş!
Kimse inanmıyor, ihtimal vermiyor
Ama bu fısıltı kulaktan kulağa yayılıyor.
Sanki Vali Bey tüm mesaisini bu binada geçiriyor,
Bakanların biri gelip, biri gidiyor.
Böyle bir odaya ihtiyaç varsa başka bir yer bulunamaz mı?
Müdüre, müdür yardımcılarına, falana, filana ayrılan odalardan biri üst düzey konuklar için tefriş edilemez mi?
Bilmelisiniz ki, restorasyon çalışması bu haliyle tamamlanırsa büyük infiale yol açacaktır.
Buna da en çok üzülen siz olacaksınız.
Lütfen bu ayıba izin vermeyiniz.

TANPINAR’IN GÖZÜNDEN ERZURUM
Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk edebiyatının en kıymetli denemelerinden biri sayılan Beş Şehir isimli yapıtında Erzurum’u ve Erzurum’un Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundaki tarihi önemini şöyle anlatıyor:
   “Hiçbir yerde memleketin Birinci Cihan Harbinde geçirdiği tecrübenin acılığı burada olduğu kadar vuzuhla görülemezdi. Bu, eski ressamların tasvir etmekten hoşlandığı şekilde ölümün zaferi idi. Dört yıl bu dağlarda kurtlara insan etinden ziyafetler çekilmiş, ölüm her yana doludizgin saldırmış, seçmeden avlamıştı. Uğursuz tırpan durmadan bir saat rakkası gibi işlemiş, rast geldiği her yeri biçmişti. Bununla beraber nüfusu altmış binden sekiz bine inen Erzurum Milli Mücadeleye ön ayak olmuş, Ermenistan zaferini idrak etmiş, yavaş yavaş sağ kalan hemşehrilerini toplamaya başlamıştı.
   Erzurum Türk tarihine, Türk coğrafyasına 1945 metreden bakar. Şehrin macerası düşünülürse, bu yükseklik daima göz önünde tutulması gereken bir şey olur. Malazgirt Zaferinin açtığı gedikten yeni vatana giren ceddimizin fethettikleri büyük merkezi şehirlerden birisidir.
   Tarihimizin ikinci dönüm yerinde, Milli Mücadelenin ilk temeli gene Erzurum’da atılır. Her şeye rağmen hür, müstakil yaşamak iradesi ilkin bu kartal yuvasında kanatlanır. Atatürk Erzurum’dan işe başlar. Tıpkı ilk fatihler gibi oradan Anadolu’nun içine doğru yürür; oradan başlayarak yurdumuzu, milletimizin tarihi hakları adına yeni baştan fethederiz…”

VEFASIZLIĞIN BÖYLESİ!
Diyanet İşleri Eski Başkanlarından Mehmet Nuri Yılmaz’ın kayınvalidesi Nemciye Aksakal geçtiğimiz hafta hakkın rahmetine kavuştu.
Merhumenin cenazesi Narmanlı Camisinde kılınan ikindi namazından sonra son yolculuğuna uğurlandı.
Doğrusu cenazeye katılan cemaatin azlığı memleketim adına beni şaşkına çevirdi.
Erzurum’un yetiştirdiği mümtaz şahsiyetlerden biri olan, 11 yıl Diyanet İşleri Başkanlığı görevinde bulunan, çok sayıda insanı diyanet kadrosuna kazandıran Mehmet Hoca’ya karşı sergilenen bu duyarsızlık tam bir hayal kırıklığı yarattı.
Bir siyasetçiye, bir tarikat mensubuna gösterilen ilgi Mehmet Hoca’dan esirgendi.
Böylece vefasızlığımız bir kez daha tescillendi.
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.