17 Kasım 2018 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > ÖMER UTRİ > Sevgi toplumun geleceğini kurtarır
ÖMER UTRİ

Sevgi toplumun geleceğini kurtarır

08.11.2018 09:16 12 14 16 18 yazdır
Yazar : ÖMER UTRİ

Bütün sevgiler yalnız büyür ve en sonunda hak ettikleri değeri alırlar. Yalnız büyümeyen hiçbir “şey” sevgiye dönüşemez. Yapmacık bir duygu olur öylece. Neye benzediği bile belli olmaz. Düşünsenize bir çocuğa neyi nasıl sevmesi gerektiğini söylemeden sizde gördüğü sevgi anlayışıyla büyüyor. Bu o çocuğun sevgisini yalnız büyüttüğü gerçeğini gösteriyor.

Özellikle son zamanlarda olup bitenlere bakınca ne yapmış olduğumuz ortaya çıkıyor. Bir erkek bir kadını seviyor. Yıllarca birlikte yaşıyorlar ve toplumsal çözülmüşlüğün, çürümüşlüğünde belirtisi olabilecek ayrılık kararı alınıyor. Neden toplumsal çürümüşlük dedim, çünkü daha ilk birlikteliğin oluşması bile bilinçsiz ve bireysel ego durumuyla oluşuyor toplumumuzda. Neden birlikte yaşaması gerektiğini bilmeden birlikte yaşamaya başlayan insanların birlikte yaşamaya başladıktan sonra ne hissedebileceklerini sanıyoruz ki. Para bitti aşk bitti kültüründe her iki cinsiyet içinde kaçınılmaz son memnuniyetsizliktir. Var mı ötesi. Velhasıl… Ayrılma kararını dile getiren kadının üzerine benzin döküp yakıyor güçlü olduğunu düşünen yaratık. Böyle bir psikoloji olamaz. Bu toplumun çıldırmaya beş kala halidir. Ve benim kesinlikle net bir dille belirttiğim durum, yağmurda toprak ıslanır. Buna şaşırmamak gerekiyor. Toplum olarak sevmenin ne olduğunu bilmiyoruz. Nasıl seveceğimizi de. Bu anlamda sevgiler yalnız büyümeli. Yalnız büyüyen sevgiler saplantılı ve bencil olmazlar. İlla benim olmalı ninnisiyle yetiştirilen bir bireyin sevdiğini düşündüğü insanı yakarak öldürmek istemesinin altında “ben güzele güzel demem güzel benim olmayınca” dehşeti yatmıyor mudur yani. Buna beni kim ikna edebilir.

Dile getirmeye çalıştığım olayı herkes biliyor. Erkek ayrılmak isteyen kadın arkadaşına benzini döküp yakıyor. Ve kadın ölüyor. Yanarak hem de. Sevmek zorunda olduğu erkek tarafından öldürüldü hem de. Şimdi biz yargıçlığa soyunacak değiliz. Çocuklarımızı değil de kendimizi nasıl yetiştirmeliyiz konulu bir bakanlık mı kurulmalı, bu anlamda ilkokullarda ders mi verilmeli bilemiyorum ama bizim bir şeyler öğrenmemiz gerekiyor. İnanılmaz derece de kıskanç olan bir toplumun dermanı nedir. Bu konuda kıyametin kopmasını beklemiyoruzdur umarım. Çünkü kıyamet uykusuna dalan toplumlar gibi sürekli kıyamet yaşamaya başladık.

Eğitim müfredatımızın bu konularda üzerine düşeni yapması gerekiyor. Çocuklarımızın ufkunu genişletmeli. Son on yılı ele aldığımızda en azından Cumhuriyet tarihimizin kara sayfası olarak değerlendirebileceğimiz bu süreci ciddiye almalıyız. Dizileri, kitapları, dergileri ne bilim hayatımızı toplumlaştırmaya çalışan bütün her şeyi gözden geçirmeliyiz. Bu olup bitenlerin toplumsallıktan koparılarak değerlendirilecek şeyler olmadığını biliyoruz. Hem cinsiyetçilik bilincinin hem de en önemlisi olan sevgi ayrıcalığının bireylerde hissedilir huzurunu görmemiz gerekiyor artık. 

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.