24 Mayıs 2018 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > Bilal UYGUR > “VEKİL” İBRAHİM AYDEMİR’DEN “ASİL”TEPKİ
Bilal UYGUR

“VEKİL” İBRAHİM AYDEMİR’DEN “ASİL”TEPKİ

12.02.2018 12:58 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Bilal UYGUR
Son günlerde Dadaş meşrepli Milletvekilimiz Sayın İbrahim AYDEMİR hakkında dedikodudan mütevellit bir algı operasyonu yürütülüyor. 2014 Yılı Şubat ayında Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından mahallelerin birleştirilmesi ve bazı mahallelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması ile ilgili bir karar alındı. Sayın İbrahim AYDEMİR de bu kararı TBMM Plan Bütçe Komisyonunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bütçesinin görüşülmesi sırasında dile getirmiş. 
Bu noktada şunu sormak gerekiyor. Erdemli olmak yapana bakmaksızın yanlışı savunmak mı yoksa doğruyu bulmak adına yanlışın karşısında olmak mıdır?  Doğruyu ifade etmek midir? Memleketimize sahip çıkmak kültürümüze sahip çıkmaktır. Kendimize sahip çıkmaktır. Bunu en iyi şekilde dile getiren milletvekili de İbrahim AYDEMİR’dir. Bunun en iyi ifade yeri de TBMM’dir. Vekilimiz, Plan Bütçe Komisyonunda dönemin Büyükşehir Belediyesi yetkililerince alınan bu kararla ilgili olarak serzenişte bulunmuş, eleştirmiş ve bu kararın değiştirilmesi gerektiğini dile getirmiştir. Şahısları hedef almamış bakış açısını eleştirmiştir. Kararı bir vatana ihanet noktasına veya kişisel polemik düzeyine indirme miş bunun Erzurum tarihine kültürüne edebiya tına bir ihanet olabile ceğini söylemiştir. Komisyonda yaşananlar bu gerçeklerden ibarettir. 
Kaldı ki; İbrahim AYDEMİR’in Dadaş meşrebini Erzurum sevdasını ve duruşunu bilmeyen yoktur. Meclis konuşmaları dâhil her fırsatta bunu dile getirir. Sahip olduğu bilgi birikimi, üslubu, nezaketi, alçak gönüllüğü, dilindeki naifliği ve delikanlı duruşunu Erzurum’a ve Erzurumluluğa borçlu olduğunu, Erzurum’un mahallelerinde geçmiş bir çocukluk ve gençlik hayatıyla Erzurum’a özellikle “eski Erzurum’a” bir özlem duyduğunu hasretle ifade eder. Hem AK Parti’nin hem de Erzurum’un bir Milletvekili olarak Sayın İbrahim AYDEMİR Erzurum’a veya Erzurumluya olumsuz yansıyacak bir söz söylememiş bir eylemin içinde olmamıştır. 
Mahalleler bir şehrin hafızasıdır, kültürüdür yaşam tarzının yansımasıdır. Dolayısıyla mahalleleri, isimlerini, yaşamlarını ve ruhunu yok etmek şehre bir şey katmaya cağı gibi aksine çok şeyi de alıp götürür. Bunu yeni nesil gençlerin mahalle hayatını, mahallenin tadını, kültürünü bilmemelerinden kaynaklı davranışlarının tezahüründen görebiliyoruz. Mahalleyi muhtarlıktan, komşuluğu asansörde karşılaştıkları ve tanımakta dahi güçlük çektikleri herhangi birinden ibaret gören, sobanın kenarında oturup dedelerinden masallar dinlememiş, közlenen patatesten yememiş, sokaklarda top koşturma mış, damlar dan kar kürümemiş gençlik mahalle ve komşuluk bilincinden çok uzaktadır. 
Eskiden Erzurum’da mahalleler ve bu mahallerde çok güzel hayatlar vardı. Her mahallenin bir abisi vardı. Bu abilerin olduğu mahallelerde kimse kimseye yanlış yapmaz kimse kimsenin kızına yan gözle bakmazdı. Büyükler sayılır küçükler sevilirdi. Bayramlarda tanıdık tanımadık büyüklerin elleri öpülür küçüklere harçlık verilirdi. Nurlu yüzlü amcalar, aksakallı dedeler vardı. Bunlar genel de o mahallenin “bir bileni” ve hafızaydı. 
Kimse iğne vurdurmak için kolay kolay sağlık ocağına gitmez mahallenin iğneci amcasına gider doğumu mahallenin ebe teyzesi yapardı. Yine her mahallenin bir kırık çıkıkçısı ( sınıkçı ) vardı. Her mahallede bir Leyla bir Mecnun yaşardı. Sevdalar hep içten saf, masum, saklı, dürüst ve kalptendi. Çok zaman ne seven söylerdi sevdiğini ne sevilen bilirdi sevildiğini. Bu sevdalara en fazla bir pencere nin perdesi yada işlemeli bir mendil şahitlik ederdi. Mahallelerde özellikle gündüzleri kapalı kapı gör mek neredeyse imkânsızdı. Her çocuk gördüğü ka pıdan içeri girer susamışsa su, acıkmışsa ekmek ve rilirdi. Akşamları ender televizyon olan evlerin birin de oturulur “Selvi Boylum Al Yazmalım” izlenirdi. Kimin gelip gelmediğine bakılmaz kimse dışlanmaz horlanmazdı. Ramazan akşamlarında kom şulara yemek götürülür Allah ne nasip etmişse paylaşılır dı. Mahalleler arası futbol maçları yapılırdı. Çocuklar futbolu teneke kutularla oynardı. Büyükler kavgalara karışmaz dostlukları devam ederdi. Üzüntüler paylaşılır sevinçler birlikte artardı. Kış olunca damlardaki karlar el birliğiyle temizlenir 
( kürünür ) kardan tepeler oluşur çocuklar bu tepeler den kayar ve bu tepeler birlikteliğin dostluğun o sıcaklığıyla erirdi. Veresiye alışveriş yapılan bakkal lar, kasaplar ve manavlar vardı. Bu veresiye defterle rinden bir suret de evde olurdu. Bekçiler vardı mahallelerde huzurun güvenin sigortası olan.
Mahalle dostluktu, sıcaklıktı, samimiyetti, vefay dı, kara sevdaydı,  kardeşlikti, bende varsa senin sende varsa bizimdi. Birlikte ağlamak birlikte gül mekti. Mahalle evine aldığını kimse görmesin diye akşamın karanlığında getirmekti. Mahalle kara sev da çekip sevdiğini belki perdenin küçük aralığında görebilmekti. 
Mahallelerimizin yaşantısı kültürü kadar isimleri de özeldi. Her biri o mahallenin tarihini ruhunu anlatırdı. Maalesef anlatırdı diyorum çünkü bahse konu malum kararla Yakutiye, Palandöken ve Aziziye İlçelerindeki yaklaşık 100 kadar mahalle 18’e düşürüldü. Tabi yukarıda saydığımız mahalle isimlerinden birçoğu da tarih oldu. Bu uygulamaya Sayın İbrahim AYDEMİR’in içinde bulunduğu 3-5 kişi ancak tepki koyabildi. Peki bu tepkisizlik bizim ayıbımız değil midir? Biz “Asilin” yerine “Vekilin” koyduğu tepkiyi takdir etmek yerine neden suçluyoruz veya neden bu kararı alanları suçlamıyoruz? 
Mahallelerin taşıdığı ruh, anlam ve yaşam tarzları ile ilgili ortaya konulan bu hassasiyet üzerinden bir algı yaratma gayretinde olanların yaptıkları en hafif şekliyle haksızlıktır, ayıptır. Bu konuyu sadece alıntı cümlelerle siyasi malzeme yapmak doğru değildir. Bu noktada İbrahim AYDEMİR’in herhangi biriyle siyasi bir rekabeti veya mücadelesi olacağını da sanmıyorum. Buna ihtiyacı da yoktur. Konuya dair tereddütleri olanlara önerim ulaşılabilirliği çok kolay olan Sayın İbrahim AYDE- MİR’e ulaşıp bilgi almalarıdır.
Şehirler mahallelerden oluşur ve şehirlerin kül türü bu mahallelerdeki yaşamlarla evrilir. “Dadaş”lık bilincine erişmek için Erzurum mahalle kültürünün yeniden canlandırılması gerekiyor. Umarım Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet SEKMEN’de bu konudaki beklentilere gerekli karşılığı verecektir. 
Allaha emanet olun.
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.